ATRİAL FİBRİLASYON CERRAHİSİ

ATRİAL FİBRİLASYON CERRAHİSİ

Atrial fibrilasyon kalbin her iki kulakçığında (sağ ve sol atriumda) normal kalpte dakikada 70 ila 90 kez oluşarak kasılmayı sağlayan elektriksel aktivitenin (sinüs ritmi) bozularak devamlı bir döngü oluşturması ve bunun sonucunda atriumların hiç kasılamaması halidir.

Atrial fibrilasyon kalbin en sık gözlenen ritim bozukluğudur ve üç önemli sorun yaratarak insan hayatını olumsuz etkiler. Bunlar çarpıntı hissi, kalp yetersizliği ve kalp içinde oluşan pıhtıların oluşturacağı hayati tehlikeler (felç ve uzuv-organ embolizasyonu) olarak sıralanabilir.

Klasik atrial fibrilasyon tedavisi ritim düzenleyici (antiaritmik) ve kan sulandırıcı ilaç kullanımına dayanır. Ancak alınan faydanın sınırlı olması diğer arayışları zaman içersinde zorunlu kılmıştır. Günümüzde atrial fibrilasyon, atriumlarda devamlı elektriksel döngünün izlediği yollar üzerinde engeller oluşturarak elektriksel aktiviteyi izlemesi gereken normal güzergaha sınırlı tutmayı (normal sinüs ritmini idame etmeyi) hedefleyen ve kateter ablasyon/Maze Prosedürü olarak isimlendirilen modern tedavi dönemine girmiştir.

Kateter ablasyon işlemi uygulayarak sinüs ritmini yakalama başarısı tek girişim sonrası % 25, birkaç girişim sonrası ise % 50 dir. Maze prosedürü, ablasyonun ameliyathanede uygulanan şeklidir ve atriumlar üzerinde daha kapsamlı kesilerin yapılabilmesini mümkün kılar. Sıklıkla zaten başka nedenle kalp ameliyatına giren hastalarda yapılmakta, son dönemde tek işlem olarak da uygulanmaktadır. Maze Prosedürü sonrası normal ritim temin edebilme olasılığı % 75 ve % 95 arasında değişmektedir.

Maze Prosedürü sonrasında elde edilen başarı ideal olmaması nedeniyle eleştirilse de ameliyat önemli avantajlar kazandırmaktadır. Herşeyden önce ameliyat sonrası atrial fibrilasyon devam eden hastalarda, atrial fibrilasyon kaynaklı felç gelişme riski büyük oranda ortadan kalkmaktadır. Bu bulgu pıhtının kalp içinde geliştiği bölge olan sol atrium apendiksinin ameliyat sırasında tamamen çıkarılması ile ilgilidir ve sonuçta atrial fibrilasyon çok daha tehlikesiz hale gelmektedir. Gene ilaç ve/veya elektriksel kardiyoversiyon (elektriksel şok) kullanarak sinüs ritmi sağlanabilmektedir. Ayrıca başarısız Maze Prosedürü sonrasında kateter ablasyon kullanarak ameliyatsız vakalarda olduğundan çok daha kısa işlem süresi ve etkinlikle sinüs ritmi temin edilebilmektedir.